Pazar, Temmuz 3

AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİNE BİYOLOJİK VE KÜLTÜREL AÇIDAN BAKIŞ

Amerika Birleşik Devletleri’nin son iki seçimindeki ilginçlik, Sapiens kitabını okurken aklıma geldiSandığımız kadar hoşgörülü olmayan homo-sapiensler yani zeki insanlar, yıllar boyunca kendi türüne, kuzenlerine, doğadaki diğer canlılara farklı şekillerde zorbalık yapmış hatta çoğunu yeryüzünden silmiştir. 

İşte bu zorbalıklardan ikisi; Amerika’daki siyahi köleler ve bu zamana kadar sosyal yetenekleri erkeklerden çok daha fazla olmasına rağmen ikinci sınıf muamele gören kadınlardır.
2008'de başkan olan siyahi lider.

Fakat son iki başkan adayı adeta homo-sapienslere geçmişi değiştirmek için bir fırsat gibi karşımızda duruyor. 

Kökeni Amerika’nın köle pazarı olarak kullandığı bir kıtadan gelen biri, 2008 yılana geldiğinde beyazlara başkanlık yapacaktı bununla birlikte son seçimlerde ataerkil bir kıtayı yönetmeye kadın başkan adaydı. 

Bu iki seçimlerin siyasi sebep ve sonuçlarını bir kenara bırakırsak, kültürel anlamda çok büyük iki devrimdi. 

Şimdi bu iki soruna daha detaylı bakarak 2008 ve 2016 seçimlerinin insanlığın gelişimi açısında ne kadar önemli olduğunu anlamaya çalışalım.

AMERİKADA’Kİ SİYAHİ KÖLELER

Avrupalı yerleşimciler, 16.yy’dan 18.yy’a kadar milyonlarca Afrikalı Siyahi köleyi kıtaya çalıştırmak için getirdi. 
          Köle olarak Afrikalıları seçmelerinin temel nedenleri şöyle:
  1. Kıtaya yakın olması ve bunun getirdiği ekonomik karlılık.
  2. Avrupa’da köle pazarının olmaması, halihazırda Afrika’da kolay ulaşılabilen köle pazarı bulunması.
  3.  Afrikalıların salgın hastalıklara karşı Avrupalılardan daha dirençli olması.

Fakat Amerikalılar hiçbir zaman bu nedenlerle koskoca bir kıtayı köleleştirdiklerini kabul etmek istemediler ve bunun için çeşitli mitler oluşturdular ve göreceğiz ki bu mitler toplumda kapanmayacak derin yaralar bırakacaktı.

Önceleri, beyaz ırkın biyolojik olarak siyahlardan üstün olduğuna inandılar.  
Zamanında da Hammurabi insanları, üstün,sıradan ve köle olarak üçe ayırmış ve bunun tanrı tarafından bir buyruk olarak mitleştirmişti

Amerikalıların da ilk yaptıkları biyolojik üstünlük miti yaratmak oldu.

Daha sonra,

  • İlahiyatçılar, Afrika ırkının Nuh Peygamber’in köle olarak lanetlediği Ham soyundan geldiklerini iddia ettiler.


  • Biyologlar, siyahilerin beyazlara göre daha az gelişmiş olduklarını,


  • Doktorlar, siyahilerin pislik yaydığı mitini ortaya attılar.

Bu mitler yasal olarak ortadan kaldırıldıktan sonra bile beyazların bilinçaltında yüz yıllarca devam edecekti.

19.yy’da Britanya köleliği durdurdu ve bundan sonraki birkaç on yıl içinde 1865’te Amerika’da büyük bir iç savaş sonucu kölelik yasal olarak kaldırıldı. 
Bunu kaldıranlar, gönüllü şekilde köleliği kaldıran ilk toplum olarak tarihe geçti. 

İmzalanan sözleşmenin 14.maddesinde;
              
''Herkes ırk ayrımı olmaksızın vatandaşlık haklarına sahiptir '' 

yazmaktaydı ve bunu çoğu köle sahibi imzaladı fakat bunların çoğu kölelerini hemen bırakmaya yanaşmadı.

Köleler özgür olsa bile 250 senedir devam eden kölelik hayatı, siyahileri fakir, cahil ve eğitimsiz bırakmıştı. 

Fakat buradaki temel sorun para değildi, para o zamanın kıtasında bu kadar derin bir sorun teşkil etmiyordu ve evlilik gibi bağlarla sermaye kısa sürede siyahilere de akmaya başlayabilir ve para sorunu çözülürdü. 
Buradaki temel sorun, beyazların inandıkları mitleri bırakmaya yanaşmamasıydı. 

Hala en iyi işler beyazlarındı ve 1865’te Amerika’da bir siyah olarak beyazla aynı işe başvursaydınız o işi alma ihtimaliniz neredeyse imkansızdı.

Bununla birlikte giderek mitlerin kaybolması bir kenara iyice insanların kafalarının daha derinine kazınmaya başlamıştı.

Tüm üst düzey işler hala beyazlardaydı ve beyazlar artık: 

‘’Bakın bu siyahlar yüzyıllardır özgürler fakat hala üst düzey bir işle uğraşamıyorlar’’ 

demeye başlamışlardı.

Siyahiler için fakirlik fakirliği, cahillik cahilliği getirmekteydi, bu kısır döngüyü kıramadıkça yüksek bir yerde olmaları imkansızdı fakat beyazların kafalarına işlenen mitler buna müsaade etmeyi bırakın, toplumsal ayrımcılığı tekrar kanunsal düzeye getirmişlerdi. 

1865’te kölelik kalkmıştı fakat siyahiler ilerleyen zamanlarda konan kanunlarla Amerika’da 1965’e kadar oy dahi kullanamamışlardır. 

1958’te beyazların gittiği bir üniversiteye başvuran siyahi genç delilikle yargılanmış ve yargıç gencin kabul edileceğini düşündüğü için bu hareketini çılgınca olarak yorumlamıştı. 

21.yüzyıla geldiğimizde sorunlara hala tam anlamıyla çözüm bulunamadı  ama geçmiş yüzyıla göre bir hayli yol kat ettiğimizi söylemek yanlış olmayacak. 

1913 ile 2013 arasında kültürel anlamda oldukça büyük farklar var fakat bunun yanında birçok toplum ve lider yeni yüzyıla ayak uydurmayıp hala geçmiş yüzyıllarda yaşamakta ısrarcı. 


2008



Ve bu kadar evreden sonra 21.yüzyılda beyazlar kendilerini yönetmek için bir siyahiye oy verdiler.
Bu da bize bütün hiyerarşilerin hayal ürünü olduğunu bir daha ortaya koydu. 

Siyahi-beyaz hiyerarşisi henüz tam anlamıyla çökmese de insanlar inandıkları mitleri zamanla bıraktıkları an çökecektir fakat bu da ancak başka bir mite inanmakla mümkün olabilmektedir.

2016


Kadın ve Erkek arasındaki hiyerarşi de bu seçimlerle yıkmak mümkün olabilir hale geldi. Bu sayede ataerkil dünyayı bir kadın başkan yönetme fırsatına sahip.

Şimdi akıllara Amerika üçüncü büyük hiyerarşiyi de yıkıp bir sonraki seçimlerde bir eşcinsel başkan çıkartabilir mi sorusu geliyor. 

Eğer bu da olursa Amerika art arda üç seçimle dünyanın yarattığı üç büyük hiyerarşiyi de yıkmış olacak. 

Tabi bu hiyerarşinin oluşmasında rol alan mitlerin çökmesi daha büyük mitlere inanmamızla mümkün olacak bu da yeni hiyerarşilerin karşımıza değişik isimlerle gelmesini kuvvetle muhtemel kılıyor. 

Fakat tekrar belirtmeliyiz ki bütün hiyerarşiler hayal ürünü ve mantıksal, biyolojik hiçbir temeli olmayan tesadüflerdir ve Mitler bu tesadüfleri güçlendirip uzun ömürlü hale sokmaktadır.

KADIN \ ERKEK

Bir sonraki bölümde kadınların birçok alanda erkeklerden daha üstün yetenekleri olmasına rağmen homo-sapienslerin nasıl ataerkil devam ettiğini ve kadının insanlık tarihinde, erkeklerin malı olarak görülmesinden, dünya süper gücüne başkan adayı olmasına aradaki süreci ''Sapiens'' kitabını dayanak alarak buraya aktarmaya çalışacağım.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder